Canım oğlum, Can’ım;
Bu sana ilk kez bişeyler yazışım. Herşey, bir adamın sırtında
kırmızı çantası Fransız Kültür Merkezi önünde büyük bir heyecan ile anneni beklemesiyle başladı. İşte bu karşılaşma sayesinde
ilk önce ben sonra da sen doğdun.
Fransız Kültür Merkezi önünde buluştuk, KeVe’de (Taksim
Tünel) oturduk, konuştuk, birbirimize okuduğumuz kitaplardan bahsettik, sonra
Ortaköy’e gittik, boğazı izledik, anneni taksi ile bırakırken yanına bile oturamayacak
kadar heyecanlı idim. Sebil Cafe’de
şarap yerine vişne suyu içtik, Tarık Zafer Tunaya’da sinemaya gittik, Şarabi,
Pano, Viktor Levi’de şişe şişe şaraplar içtik, Sohbet Ocakbaşı’nda
Chealsea-Galatasaray maçını izledik, sayamayacağım kadar Bakırköy çevreyolu
dolmuşu sırasında bekledik, Vazgal’da sık sık tavla oynadık (yancı bir amca hep
anneni tuttu nedense), Burgazada’da ufacık balıklardan oluşan sürünün bir ona
yana bir bu yana yüzüşünü izledik, Kapalıçarşı’da yanyana bir çay içemedik,
Boğaziçi Kampüsü’nde “Dünyayı Kurtaran Adam”ı izledik, Pano gecelerinden
birinin sonunda Milli Piyango İdaresi önünde birbirimizi sımsıkı sarıldık ve bu
bizim ilk kısayolumuz oldu, “Sonsuzluk ve Bir Gün” filmini izlemeye çalıştık,
Kazasker’de bir sonbahar günü ağaç yaprakları kaplı (o kadar ki kaldırım belli
olmuyordu) bir yolda elele yürüdük ve
ben en sonunda askere gittim. Annen askerde de beni hiç yalnız bırakmadı, sık
sık ziyaretime geldi İzmir’e ve Erzincan’a. Tepesinde ufak bir göl olan bir
yaylaya çıktık, kasası tepeleme pişmaniye dolu bir traktör gördük. Askerliğimin
sonunda İstanbul’a döndüğüm otobüsün plakası 25 GZD 34 idi. Ne tuhaf di mi? Vee
28 Eylül 2003 (çok sık kullandığın appleid şifresi Hayal2809) yılında annen ile
Çubuklu Hayal Kahvesi’nde evlendik. Tam on yıl önce bugün.
Canım oğlum; senin bu kadar iyi huylu, akıllı, ahlaklı,
komplekssiz bir çocuk olman Gözde gibi bir annen olması ile alakalı babacım.
Seninle olan tüm ilişkimde, en başından beri hep anneni örnek aldım, yaptığım
tüm yanlışları hep anneni gözlemleyerek farkettim. Ve umarım annen kadar iyi
bir baba olabilirim sana.
Ve üzülerek söylemek zorundayım ki annen benim sevgilim
babacım. Ve gerçekten tüm kalbimle diliyorum ki birgün annen gibi bir
sevgilin olur ve söz verdiğin gibi “Kortis” diye hitap edersin O’na.
Bu arada bu yazıyı yazarken aşağıdaki haydutlar da yardım
etti bana.
Not : Şu sana bahsettiğim Splendid Hotel'e gidiriyoruz yarın akşam annen ile dolayısıyla yarın akşam ananendesin :(
İkinizi de çok seviyorum.
Büyük rakibin Kaya