12 Eylül 2008 Cuma

Teyzelerle kucak kucağa




Can artık gülüyor..





Hatta Eren'e kahkaha bile atıyor! :)







Fatoş'lar patladı!




2 Fatoş patladı.
1'i kayıp.
Elimizdeki Fatoş'lar tükeniyor yavaş yavaş. Hala seveceği ikinci bir emzik bulabilmiş değiliz. Tüm Fatoş'lar bitince ne yapacağız kara kara düşünüyoruz.

8 Eylül 2008 Pazartesi

Babayla başbaşa

Cumartesi işle ilgili bir eğitime gitmem gerektiğinden Can, Kaya'ya emanetti.

Murphy kanunları gereği tüm aksilikler biraraya toplandı. Kaya hasta, Can huzursuzdu. Genellikle uslu olan, ya da en azından yaramaz olmayan Can, cumartesi günkü performansıyla babasını öğle saatlerinde pes ettirmişti. Kendisine öğlende anneanne yolu göründü.

İşte o güne ait bir fotoğraf. Burada uslu taklidi yaptığına kanmayın ama...


Can pazar gününü de çok keyifli geçirmeyince, pazartesi günü doktora gittik. Zaten burnundaki tıkanıklık ve hırıltısı da hala aklıma takılıyordu. Neyse, bir muayene daha oldu, herşey yolundaymış. Hırıltı, kıkırdakların gelişimiyle ilgiliymiş ve doktorun dediğine göre normalin bir varyantıymış. Birkaç ay sürebilir dedi doktoru Özlem Hanım.

Doğumgünü...


Anne olarak yaşadığım ilk doğumgünüm için "üçümüz" dışarı çıkacaktık, yemeğe. Can, gündüz gayet keyifliydi; gezdik dolaştık. Akşam da Kaya'yla buluşacaktık.

Buluştuk da.. Ama bizimki öyle bir yaygara kopardı ki, restorana girmeye cesaret edemeden tırıs tırıs eve döndük. Tabii ki eve döner dönmez uyudu. :)

İşte o tulum!


Bir evvelki yazıda bahsi geçen uyku tulumu...

2 Eylül 2008 Salı

Can ve uyku tulumu!


Can haftasonunu oldukça hareketli geçirdi.
Cumartesi günü doktora gittik, tartıldı. Bu sefer iyi kilo almış, bizden sıkı bir aferin aldı.
Sonra akşam misafirliğe gelen Dayı, Zarife ve Aydın, ertesi gün Maçka Parkı ve İstinye Park Can'a aksiyon dolu saatler yaşattı.

Bu sabah, yine bizi şaşırtarak uyandırdı kendisi. Can doğduğu günden beri battaniyeleri üstünden atma şampiyonu olduğundan son günlerde havanın biraz serinlemesiyle geceyi, hafif bir uyku tulumunun içinde geçirmeye başlamıştı. Kollar açıkta, alt kısım komple kapalı. Bu sabah ıhhh ıhh seslerini duyunca, dedim yine bir şeyler karıştırıyor. Bir baktım ki, o uyku tulumu sekiz olmuş. Belden aşağısı neredeyse tam olarak ters dönmüş. Meğer ıh'lar bu muhteşem operasyonun habercisiymiş. Gerçekten o tulum o şekle nasıl gelebildi merak ediyorum.