1 Aralık 2009 Salı

Şandalye

Anne: Cancım, babanne Ankara'da oturuyor, annane İstanbul'da, Bora İstanbul'da. Bil bakalım biz nerede oturuyoruz?
Can: (bir süre düşündükten sonra...) Şandalye!

25 Kasım 2009 Çarşamba

Uğur böceğim


Minik kuzunun son dönem dersleri:

* Tüm hayvan seslerini uzun süredir yapıyor. Ama o serinin sonunda en eğlenceli yer: "bebekler ne der? ıngaaaaa; çocuklar ne der? annanneeee" deyişi... (Türkçe iyi)
* Sayıları öğreniyor gibi. Ama hala 3'e 5, 5'e 8 diyor, karmakarışık.... (Matematik zayıf)
* Şekilleri çok komik söylüyor. Dikkookken, Dayyye... (Geometri orta)
* Şarkılara eşlik etmesi çok tatlı. "Alouettee gentille alouette"i bir söylemeye çalışışı var, kopuyoruz. (Fransızca orta)
* Hareketleri çok serileşti. Çok hızlı yürüyor, tırmanıyor, her an aksiyon peşinde.. (beden eğitimi, iyi)

26 Ekim 2009 Pazartesi

Dimbombom



Can bir süredir, "en büyük kim?" sorusuna "Dimbombomm" diye cevap veriyordu. Ayrıca yolda giderken herhangi bir yerde Galatasaray arması görünce telaşla, "dimbombom" diye gösteriyordu bize.
Bu haftasonu, babasının aldığı formayı üzerine çekti ve FB-GS maçını izledi.
Sonuç, Dimbom açısından pek iç açıcı değildi ama Can'ın coşkulu halleriyle biz epeyce eğlendik...

9 Ekim 2009 Cuma

Karate Kid

1 Ekim 2009 Perşembe

Babuka


İnciler:
Behbeh --> ekmek
Maamu --> maymun
Babuka --> baba
Aadidi --> aydede
Hımma --> Elma
Aaii--> Eşek ve bilgisayar (Çünkü bilgisayarda sadece ve sürekli Ali baba'nın çiftliğini izliyoruz!)
Annini --> Anneanne
Yeteyyy --> Yeter

29 Eylül 2009 Salı

In ınnnn


Bugünlerde popüler kelimeler:

- Aç - pakat
- Bittiiii
- Ababa
- In ınn (Bisiklet)

25 Eylül 2009 Cuma

Daannn

4 Eylül 2009 Cuma

Pirzola canavarı

Oğlum ders çalışıyor!

Can'dan inciler

Unutmayayım diye not ediyorum bunları...

Geçen gün aramızda geçen diyalog:
- Naber?
- ii
- Adın nedir?
- Dannnn
- Babanın adı nedir?
- Kıya

En sık kullandığı kelimeler:
- Atti (Top, attım)
- Datti (Yattım)
- Babammmm
- Atta
- Babayyyy (Baybay)


Şu ara en çok zevk aldığı şeyler:
- Elektriği açıp kapamak, kapı otomatına basmak
- Youtube'dan Ali Baba'nın Çiftliği klibini izlemek
- Ali Baba'nın çiftliğindeki hayvanların seslerini taklit etmek
- Minik masasına oturup "ders" çalışmak

5 Ağustos 2009 Çarşamba

Balık


18 Haziran 2009 Perşembe

Dişler!



Önemli haberi vermeyi unuttum.
Can'ın ilk dişi, 1 mayısta çıktı. Devamı öyle hızlı geldi ki, şu anda 4 tam çıkmış dişi, 2 de patlamış, ucu görünmüş dişi var.

Aatı

Kuzu bugünlerde çok hareketlendi.
Artık 11 aylık oldu ve hiç yerinde durmuyor. Hep ellerinden tutalım, o da yürüsün istiyor.
Bir de salıncak delisi oldu. Parkta salıncağı uzaktan görünce heyecanlanıyor, bir bindikten sonra indirmek ne mümkün; inerken kıyametler kopuyor.
Şu ara revaçta olan kelimelerimiz:
aaatı, yidi, seki (Sayı saymaya bayılıyo. Geçen akşam Kaya bana içeriden, "Can yemeğini yedi mi?" dedi. Ben de "Yedi yedi" dedim. Bizimki hemen atıldı: "Aaatı!" )
attiiiiii ("top oynamak istiyorum" demek)
buuu (Suuu!)


Bir de yine son zamanlarda televizyonla konuşma huyumuz çıktı. Çizgi film izlerken, çok sevdiği komik civciv Luli ne dese arkadaş cevap veriyor.
Civciv şöyle diyor:
- heey, bana da yem kaldı mııı?
Bizimki cevap veriyor:
- Kaaadııııı

8 Haziran 2009 Pazartesi

..


30 Nisan 2009 Perşembe

Doktor Can

Doktor ziyaretimizde, hastanede, çocukların fotoğraf çektirebilmesi için bir platform kurulduğunu gördük, Can'ın da orada fotoğrafını çektik. :)

15 Nisan 2009 Çarşamba

9 ay kontrolü

Dün doktordaydık.
Kuzu, 75 cm ve 9.200 gram olmuş. Özlem Hanım gelişimi gayet iyi buldu.
Yalnız, her ay doktora güle oynaya giderken, bu gidişte Can büyük yaygara kopardı. Doktorumuz, bunun da bir gelişim aşaması olduğunu, görünüşe göre geçen ay orada aşı olduğunu hatırladığını söyledi.
Bu ay küpleri üstüste koymak ve sonra vurup yıkmak üzerinde çalışacakmışız. :)

Fotoğrafta Can, salıncak sefalarından birinde, zevkten dört köşe.

Tahtaya tık tık


Tarihi not düşüyorum: 14Nisan 2009

Can, 9 ayını doldurduğu bugün, akşam 21.00'de yattı, sabah 07.00'ye kadar da kesintisiz mışıl mışıl uyudu.

İnşallah bundan sonra hep böyle güzel uyur minik kuzum.

9 Nisan 2009 Perşembe

Minik uş!


Minik Can son günlerde çok hareketlendi.
Her ne kadar günde yarım saatten fazla koymak istemesek de, Metehan abiden kendisine kalan yürüteçle fır dönüyor. Hiç yerinde durmak istemiyor.
Evdeki faaliyetinin yanısıra, kendisi bir sokak kuşu olduğundan, dışarı çıkmaya da bayılıyor. Şu aralar en büyük zevki parka gitmek, salıncakta sallanmak. Salıncağa koyduğumuzda iki eliyle iki taraftaki zincirlere sıkıca tutunuyo, heyecanlanıyo. Salladıkça içi uçuyor ve ağzını kocaman açarak gülüyor, minik çığlıklar atıyor.

1 hafta evveline kadar Can'ın oyuncaktan anladığı alıp ağzına götürmekten, ve itebildiği kadar boğazına doğru itmekten ibaretti ama son günlerde oyuncaklarla oynadığını, kitaplara büyük bir ilgiyle baktığını hayretle izliyorum. Kendisine kitap okumamdan çok hoşlanıyor. Ben ona resimleri anlatırken o da minik parmaklarını sayfanın üstünde gezdiriyor. Arada da "uuu, vaaa, baaa" diye yorumlar yapıyor.

Konuşma konusunda pek bir ilerleme yok. Bababa, dedede, yeakkkı (!) ve arada da belli belirsiz anni diyo. Gerçi geçen gün babamla camdan bakarlarken, camın önüne bir kuş geldiğinde, babam "aa bak oğlum kuş mu gelmiş" deyince, gayet cool bir biçimde "uşş" demiş ama ben şahit olamadım bu kelimesine. :)

3 Nisan 2009 Cuma

Can Halleri...











27 Şubat 2009 Cuma

Süt kuzusu


Marifetli Zarife Abla, Can'a çook şeker bir önlük dikmiş.
Üstünde "Can 1 süt kuzusudur" yazıyoor.
Ellerine sağlık, gerçekten çok güzel olmuş.
Can'a hafif büyük geldi ama olsun, seneye de giyer.. :)

Rerere-Rarara!

Can Bordeaux maçını heyecanla izledi.
Gollerde, özellikle babasının ayağa zıplamasından azıcık korkup dudağını büzdü ama genel olarak iyiydi.
Maç 3-3 olunca, "bu çocuk kesin Fenerli, doğdu doğalı Cimcom'un yüzü gülmedi" yorumlarına maruz kalsa da, kuzum maçın sonuna kadar uyumadı, 4. golü gördü, sonra da mışıl mışıl uyudu. :)

20 Şubat 2009 Cuma

7. ay kontrolü


14 Şubat'ta Can'la doktordaydık.

7. ayın sonunda Can, 71 cm boyunda ve 8.300 gram.

Doktor gelişiminin gayet güzel olduğunu söyledi.

Yine aşımız vardı, pnömokok. Hafif bir mızırdanmayla atlattık neyse ki.

11 Şubat 2009 Çarşamba

Sobe!


Yine sobelendim.. :)

Tabii ki Tuğba sobeledi.. (Başka anne blogcu tanımıyorum ki :))

Yapılacak şey, en yakındaki kitabın 161. sayfasındaki 5. cümleyi yazmak.

En yakınımda aldığım ama henüz okumadığım bir kitap var, aylardır gitmedi elim. Foucault'nun.

Adı konsepte çok uygun değil: "Annemi, kız kardeşimi ve erkek kardeşimi katleden ben, Pierre Riviere" 5. cümle de şu:

"Kendisini tamamen dini düşüncelere vermiş durumda."


Buraya girmişken, Can'dan da birkaç haber:

Can artık elini gel gel yapıp "dey, dey", dede ve baba diyor. Anne diyeceği günü bekliyorum. :)


PS: Fotoğrafta Can, Eren'in terliklerinin içinde.

4 Şubat 2009 Çarşamba

İkinci 100 gün!


200 gün oldu minik kuzum doğalı.

100. gün pastasına şaşkın şaşkın bakmakla yetinmişti, 200'de ise çok daha aktif. :)

3 Şubat 2009 Salı

4*4


Blog oyunlarından haberim yoktu benim.

Tuğba beni "sobe"leyince öğrendim. Herkes birbirini bloglarında sobeleyip belirli bir "şey"i yapmasını istiyormuş.

Bu defaki "şey", bilgisayarda 4'üncü folder'daki 4'üncü fotoğrafı bloga eklemek ve öyküsünü yazmak.

Benim 4'üncü fotoğrafım, Can doğmadan evvel Kaya'yla Can'ın odasını düzenlemeye çalıştığımız güne denk geldi. Yatağı hazırladıktan sonra, üstüne kuzuları da koyup hemen fotoğrafını çekmiştim. :)

16 Ocak 2009 Cuma

6. ay kontrolü


Kontrolümüz çok iyi geçti. Can gayet güzel büyümüş.

Bu ay karma aşısını oldu. Aşı olurken, canı acıyacak diye ben bakamaz, fena olurken, arkadaş aşıyı olurken ağlamadığı gibi, sonrasında bir de gülücükler saçıyordu. Neyse ki böyle, maşallah diyeyim bin kere.

Keyfi gayet yerinde Can'ın. Dün hayatının ilk kahvaltısını etti. Ben maalesef yanında değildim ama annem bayıldığını söylüyor. Onun dışında "gel babası geeel" ve "ceee" favorileri.

Onunla geçen her gün o kadar güzel ki.


13 Ocak 2009 Salı

Bugünler...


Son günlerde çok hızlı büyümeye başladı bizim bıdık.

Artık her yöne rahatça dönüyor, hatta yuvarlanıyor.

Sık sık çığlık atıp, sonra kendi sesine şaşırıyor.

Kaya ve beni görünce, çok heyecanlanıyor, neredeyse atlıyor üzerimize, ağzı kulaklarına varıyor. (Tabii bizim de!)

Can hala temel olarak anne sütü alıyor. Sebze ve meyve pürelerini 3 haftadır yiyor ama aldığı anne sütünde pek bir azalma yok.

Yarın 6. ay kontrolümüz var, bakalım mönümüz ne şekilde değişecek.

5 Ocak 2009 Pazartesi

Mutlu yıllar!