23 Haziran 2011 Perşembe

Bibaunt

Artık Can'la basket oyunlarımız daha sofistike hale geldi. Bibaunt, faul, serbest atış filan gırla gidiyor. Geçen gün bana, "anne, sen Fener ol ben Cimbom, öyle oynayalım" dedi. Peki dedim. Sonrasında diyalog şöyle gelişti:

Can: Top Cimbom'da, Cimbom bibauntu aldıı, şuuut ve baskeeeeeeeeet. - sonrasında coşkulu sevinç gösterileri-

Gözde: Evet sayın seyirciler, top Fener'de şimdi. Fener çok iyi oynuyor, uzaktan bir atış yapıyor ve baskeeeeeeeeeeeet. Oleeeey.-bende de benzer bir coşku-

Can: -elini beline koyarak- Anne, sen Cimbom'lu değil misin? Fener atınca neden seviniyorsun ki!!

Gözde: ?!??!

1 Haziran 2011 Çarşamba

Son dönem inciler...


* Yatmaya hazırlanıyoruz. Aramızda şöyle bir diyalog geçti:

- Anne, doğrusu, kendi gözlerimle görmesem inamazdım.
- Neyi oğlum?
- Şu duvarı
- ?!?? (Sanırım yeni öğrendiği bir kalıbı cümle içinde kullandı! :) )

* Can ilk kez dut yiyecek. Kaya bir kase dutu getirdi ve önüne koydu. "Oğlum bu meyvenin adı dut" dedi. Can'ın sorusu: "Ahu'nun dudu mu bu?" (Sanırım Caillou ya da başka bir arkadaşın ahududulu bir macerası izlendi!)