24 Şubat 2010 Çarşamba

Ksilofon!




Burcu, Can henüz 10 günlükken filan, ona tahta ve çok güzel bir ksilofon hediye etti. (Bu ksilofonun bizim için, şimdi anlatamayacaım özel bir önemi var...)
Bugüne kadar Can henüz ksilofonuyla müşerref olmamıştı. Daha Burcu'nun aldığı "dabduka" ve marakasıyla oynuyordu.

Ancak geçen akşam, Luli'de ksilofon çalan bir tavşanı büyük bir heyecana izlediğini görünce, tamam, dedim, vakti geldi. "Can sana bir sürprizim var" deyip oyuncağını getirdim.
O sırada mama sandalyesinde oturuyordu. Heyecanlandığında hep yaptığı gibi bacaklarını müthiş bir hızla sallamaya başladı.
Ksilofonu eline verdim ve bizim ıbırcık, huşu içinde sanatını icra etti.

23 Şubat 2010 Salı

Can'ın boşbeleşlikleri #5

Yeni nesil boşbeleşlikler.

1- Renkleri öğrendi. Bildiği renkler: Kımışı, Şayı, Vavi, Turuncuk, Kahperengi, Beyaş, Şiyah.
Renkleri öğrendin. Tamam güzel de, kahverengi'ye niye kahperengi diyosun? Ayıp denen bir şey yok mu? Kahperengi ne diye sormazlar mı adama?


2- Ananeme yardım eden bir teyze var. Adı Gül. Onu hep ananemle beraber görüyor. Ananemin oturmasına kalkmasına filan yardım ediyor. Bizim eve de arada bir temizliğe gelen bir teyze var, şans işte onun adı da Gül. Can Efendi geçen Ülkü Teyze'ye gitmiş (alt komşumuz) o sırada da bir teyze varmış o sırada evde Ülkü Teyze'ye yardım için, Can bu kişiyi şöyle yorumlamış. Üüükü'nün Gül'ü.


3- Sinemaya gitmiş bugün. Annem onu bir çocuk sinemasına götürmüş. Galiba oradaki en küçük tip buymuş. İnsan düşünmeden edemiyor. Neyine senin sinema. İbiş. Zaten sinemaya gidecek çapın olsa Uçan Portakal diye filme gitmezsin. Gider adam gibi bir şeyler izlersin. Filmin ortasında ise annemden kanalı değiştirmek üzere kumanda istemeni ise boşbeleşliğinin en önemli kanıtı olarak görüyorum. Tam metni yazayım: "Kumanda, Luli, Açalım!"
Bilmeyenler için not: Luli Can'ın tek sevdiği bebek kanalının adı.



19 Şubat 2010 Cuma

Topu Kapan Aydede

Boşbeleş Can'ın işi gücü hokkabazlık ve saçmalık. İşte çok taze yaşanmış bir aydede hikayesi.

Can'ın en sevdiği figür aydede. Tam bir mü'min. Herif resmen ay takvimine göre yaşıyor diyebilirim. "Aydidi yukaaada, uyuyalım". "Aydidi yok, uyumiicam." gibi sık kullandığı cümlelerin yanı sıra en çok resmettiği şey de aydede. Televizyonda da en çok aydedeli bir takım çizgi filmler çıkınca mutlu oluyor. Aydidiiiiii diyor başka bir şey demiyor. Sürekli "Kocumaaaan aydidiii"ler çiziyor, gerek defterlere, gerek karatahtalara.


Geçen gün bu arkadaş Şafife'yle benim ortamızda duruyor. Biz de Şafife'yle top atıyoruz birbirimize. Canki de arada bakıyo. Sonra Can gözünü kaçırdığı bir anda topu sakladı Şafife. Can da hemen heyecanlandı ve

"Doppp, yeeeyde?" dedi.
Kaya da "Aaaa aydede kapmış topu." dedi.
Öyle deyince Can da kafasını kaldırıp tavana baktı, gözler tavanda dururken.
"Aydiiidii, kaptı." dedi. Tekrar etti, "Aydiidiiii, dop, kaptı."

Yaşananların üzerine ben de haklı olarak küfür ettim aydedeye,
"Tü senin kalıbına s.çym aydidi, utanmıyosun!" dedim.
Bunu duyan Kaya da gaza geldi ve
"Pu sana aydede, sakalından utan!" dedi.
Sonra Can da tavana bakarak
"Puu şana Aydidi." dedi.

Olayların daha da çirkinleşmesinden korkan Şafife topu piyasaya çıkardı ve Aydede'yi akladı.

Böylece Can da içeri gitti ve sevgili aydedesinin hikayelerini dinleyerek uykuya daldı.

Boşbeleş adam diyorum, inanmıyorsunuz.

12 Şubat 2010 Cuma

N'aber lan Çatal!

Photoshop üstadı Civan'a teşekkürü bir borç biliriz.

Çocuğun benden hiç doğru düzgün bir şey öğrendiği yok. Büyük zarar ziyanım yemin billah. Gerçi ben o kadar canım diyorum cicim diyorum umuru değil. Ne zaman pis bi laf etsem, hop hemen ağzında. Geçen gün dedesi sormuş:

- "Can Dayın sana ne diyo?"

El cevap

- "N'abe la Çatalllll!"

Çünkü ben ona bazen "N'aber lan çakal?" diyorum.

Madem anlayışın kıt, uzak dur bilmediğin kelimelerden di mi? Yok.

8 Şubat 2010 Pazartesi

Çukota





Can, hayatı boyunca 2 ya da 3 kez çikolata yemiştir, onda da minicik parçalar. Ama o yediği çikolatanın hakkını öyle bir veriyor ki... Minicik bir parça nasıl bu kadar "yaygın"laşıyor, anlamak zor..

4 Şubat 2010 Perşembe

Can Kim Geldi?



Çok güzel Zarife diyor. Koymadan edemedim.

3 in 1! Can'dan Şarkılar #2

Ben size dedim, sanatçı kişiliği var diye. Sanatçımız bu kez bir üçleme ile karşınızda.

Bir Gün Bir Gün Bir Çocukla başlayan müzik ziyafeti, Hop Hop Altın Topla devam ediyor. Sanatçı finalde ise dinleyicilerine coşturucu bir şarkıyla veda ediyor. UA Dev Adam 12 Dev Adam.

Özellikle dikkat: UA'yı söylerken, şampiyon olacağız'dan sonra, ağzıyla bir ara nağme yapıyor.

Bir önceki post'ta söz verdiğim gibi, işte karşınızda Can Ekmekçi.

1- Birgün birgün
2- Hop hop HANTİN top
3- UA Didadam

Eşşşşşşek makamında geliyor.




Tarihe küçük bir not: Bu UA Didadam'ın hatrına Efes Pilsen dün Siena'yı 10 sayı farkla yuvarladı.

3 Şubat 2010 Çarşamba

HAYI DİDİM! Can'ın boşbeleşlikleri #4.

Yorumsuz

1- Can evde yasaklı bir unsura yaklaşınca (atıyorum prizi parmaklamaya çalıştığında) izlenen prosedür şöyle:
  1. Ufak bir uyarı. "Caaaaaan". Can durur ve arkasını dönüp bakar. Bi' b.k yediğinin farkında. Ancak yılmaz ve hamlesine devam eder.
  2. Azıcık daha sert "Can, HAYIR". Can yüzünü buruşturur. Alt dudağını büker ve ağladım ağlicam mesajı verir vücut diliyle. Yine hamlesine devam eder.
  3. Daha da sert "CAN, HAYIR DEDİM!". Can, ağlayarak vazgeçer. 1 dakika filan ağlar sonra dikkati dağılır.
Geçen gün bizim evde bilgisayara yaklaşıyor (çok yakın bir zamanda laptop'ın bütün tuşlarını söktüğü için bilgisayar bir süreliğine kendisi için yasaklı) . Kimsenin onu izlediğinin farkında değil. Bilgisayara yaklaşıyor. Hafifçe etrafı kesiyor, hedefe yaklaşıyor, kendi kendine ağzından şu kelimeler dökülüyor. "Hayı Diiidiiiiiiim!". Ve bilgisayarı açıyor!

2 - Sanatçı kişiliğinden fırsat buldukça bahsediyorum zaten. Genel olarak sanatını özgürce icra etmeyi sevdiğini söyleyebilirim. Umarsız ve hesapsızca. Saf, %100 sanat. Pure Art! İşte belgesi. Sanatçı yine tüm yeteneğiyle bir Dikokan resmederken...

Yanımaaa korlar mı adam seni, koparıp acıtmazlar mı beni...

3- Yukarıda da yazdım. Evdeki dizüstü bilgisayarın bütün tuşlarını tek tek sökmüş. Kendi deyişiyle "Kındı". Kırmaya "Kındı" diyor da arkadaş. Bir şeyi kınmanın kendisi açısından kötü bir şey olduğunu biliyor. O yüzden "Bilgisayarı kim kındı Can?" diye sorulduğunda cevap hazır. "Annem kındı."

4- Yeni bir favori şarkı var. Bir gün bir gün bir çocuk. Acayip güzel icra ediyor. Mutlaka çekip koyacağım.

5- Geçen gün ayakta duruyorum. Elimde bira, cam bardakta. Can ortalıkta dolanıyor. Benim elimdeki birayı gördü, "Maaamaşu" dedi ve devam etti. Bu Canca'da meyvesuyu demek. Lan sanki sana soran oldu bu ne diye. Lan İbiş! Mamaşu dersin, bana da ver dersin anlarım. Yok arkadaş, adam sırf "Maamaşu" dedi gitti. Sanki sordum kendisine "Can'cım ne içiyorum, tam karar veremedim Efes mi bu Carlsberg mi Becks mi" yie? Yok öyle bir şey. Yüzde şöyle bir ifade "Yaaaa, biliyorum ben senin içtiğini yaa, artislik yapma. Ben bitirdim onları lokokoli* suyu filan içiyorum şimdi ben" . Hiç anlamadım. Boşbeleş diyorum, inanmıyorlar. Zarife'yle de bu ara geyiğimiz oldu. Anlam veremediğimiz bir şey görünce, mesela "Bu ne yaa filan dedim." hemen " "Maaamaşu" diyo.

*Lokokoli=Brokoli