25 Mart 2010 Perşembe

Can'ı boşbeleşlikleri #7 Şaçmalalama Anini...

1- Can ne zaman aşırı boşbeleş bir hareket yapsa, kendisine "Can Saçmalama" deniliyor. Bugün ananesi ona "Can hadi uyuyalım" deyince. "Şaçmalalama anini" demiş çapsız.

2-
Bu aralar gözü basket atmaktan başka hiçbir şey görmüyor. Rüyasında bile turnikeye giriyor desem hiç abartmış olmam. Geçen gün bütün gece deliksiz çektiği bir uykunun ardından gözünü ilk açtığında annesini ve babasını görüyor ve diyor ki: "Başketatalımm!"

Uyurken bile basket topsuz uyumuyor.

3-
Can'ın bir çift spor ayakkabısı var, bir alttaki postta yer alan Body Ekrem'li resimdekiler. Onlara "UA Didadam akkabışı" diyor ve onlardan başka ayakkabı giymiyor.

4-
Geçen akşam halam bize gelmiş. Can Efendi de hemen ona bir iki numarasını göstermiş... Birden yirmiye saymak olsun, bu ne renk sorularına verilen doğru cevaplar olsun, kurulan bir iki spektaküler cümle olsun... Halam da "Akıl küpü bu çocuk akıl küpü" demiş. Can'a şimdi Şükran Hala sana diyo deyince verdiği cevap: "Akıllı Küp"... Lan senin neren küp çırpıbacaklı!

5-
Geçen gün yemeğini yerken yanında da meyve suyu içiyomuş Canpaşa... Kafaya bir dikmiş bardağı, 7 - 8 seferde götürmesi gereken miktarı bir anda çakmış. Ondan sonra da şöyle buyurmuş. "Aninişi, anneşi söleşin, Can kocuman içti." . Milletin işi güç yok ya senin saçma haberlerini yetiştirsin di mi? Bi de hangi haberin yetiştileceğini sen buyur. Oldu.

6-
Annem bana spor çorap alma konusunda bir numaradır. Şuradan alayım desem tanesine 5-10 lira vereceğim, harbi Kappa, Adidas madidas çorapların 20 tanesini koyuverir önüme, hepsini 5 liraya aldım filan der. Geçtiğimiz yıllarda Kaya'nın de ekibe katılmasıyla annemden o eski randımanı alamaz oldum. Adeta çorap imparatorluğum yıkılmıştı. Yine de kendi çapımda fena sayılmazdım. Ancak açık bir şekilde yükseliş dönemi sona ermişti. Çoraplar biraz da Kaya'ya gitmeye başlamıştı artık. Buna da alışmıştım, "neyse giydiğim önümde giymediğim arkamda ne eksiğim var" diyordum ki, sektöre bir dev daha girdi. Tahmin edin kim? Can Ekmekçi. Annem habire Can'a spor çorap alıyor. Olacak iş değil. Resmen skandal. Pabucu dama atılmak diye buna derim.
Can
, sözüm sana. Çek ayağını bu işlerden. Yerler adamı aslanım, topuğunu ısırırlar. Spor çorap camiası 3 büyüğü kaldırmaz.
Senin çoraplarını annen alsın. Uyar kendisini. Tehtid etmek gibi olmasın, adamı fena gıdıklarlar haberin olsun. Hadi bakiyim, ufak ufak, ıbırcıklı ense traşını görelim.

O çoraplardan vazgeç dostum.

11 Mart 2010 Perşembe

Can'ın boşbeleşlikleri #6

1- Can'ın en sevdiği aktivitelerden bir tanesi "İi ki dôdun" adını verdiğimiz, çakma mini doğumgünü partileri. Bir tuzluğun üzerine kürdan takarak bile "İi ki dodun" yapabiliyor. Ancak kendisi için iyiki doğdunu en gösterişli kılan unsur maytap. Bir pastanın üzerinde maytap gördü tamam. İii ki dodunu yapıştırıyor. Geçen Can kucağımda sokakta yürürken içeride tadilat olan bir dükkanın önünden geçiyorduk. İçinde adamlar spiral makinesiyle demiri kesiyorlardı. Bu yüzden acayip bir kıvılcım saçılıyordu etrafa. Can ona baktı ve Şafifi'ye şöyle dedi. "Kocuumaaan iii ki Dodun!".

2- Turuncu renge hala turuncuk diyo. Çok seviyorum turuncuk demesini.

Ben bu yaz nerdeydim? Olimpiyatlarda!



3- Ayçabebek var, Adnan Abi'yle Ayşegül'ün kızı. Can dingosundan 2 ay kadar büyük. Feci tatlı bir şey. Neyse, şimdi Can'ın ve Ayça'nın bulunduğu bir ortamda iki bebeğe de "kaşın nerde burnun nerde" filan gibi sorular soruluyor. Ayça da doğru gösterdikçe Can diyor ki "Akıllı bıdık.". Zannedersiniz kendi büyük bilge. Ya sen önce bi sağını solunu filan öğren sonra yap çapsız yorumlarını. Yanlış mıyım? Allaaan ibişi.

4-
Can'ı uyutmak için bir hamak kullanılıyor. Paşa orda sallana sallana uykuya dalıyor. Birisi onu sallarken uyudu heralde diyip sallamayı keserse uykulu Canki'den şöyle bir ses geliyor: "ŞALLA"

5-
Geçen yine hamağında uyumuş. Annem de azıcık dalsın da yatağına öyle geçiririm demiş. Kendi de içeri geçmiş uyumaya, o da çok yoruluyor. Neyse Can uyuduktan 5 dakika sonra annem de salona geçmiş o da vurmuş kafayı tam dalacakken çat çat çat yanağına vuran küçük bir el. "Annini annini" diyor. Delifişek o acayip yüksek hamaktan inmeyi başarmış. Ben nasıl yaptığına inanamıyorum ama neyse ki salimen başarmış. Cliffhanger mısın arkadaş 65 santim boyunla. Yat zıbar mis gibi, en kötü çağır birini.

İlk tiyatro


Can'ın daha evvel bahsettiğimiz bir sinema deneyimi olmuştu ama tiyatroyla ilk kez geçtiğimiz cumartesi tanıştı. Oyun ise tam aradığımız gibi: Ali Baba'nın Çiftliği

Her ne kadar konu "aşina" olsa da, ben Can'ın yaşı dolayısıyla takipte güçlük çekip sıkılabileceğini düşünüyordum. O yüzden de kapıya yakın bir yere oturduk. Oyunun başlamasıyla birlikte bizimki dikkat kesildi. Oyunun bazı yerlerinde, uzun diyaloglarda, daha büyük çocuklara yönelik mesaj kaygılı tiradlarda kıpırdanmalar oldu ama ilk perdeyi salimen kapattık.

İkinci perdede ise biraz hareketlenmeye başladı. Son nokta, Ali Baba'nın Çiftliği'ndeki hayvanlar malum şarkıyı neşeyle söyledikten sonra bizim ıbırcığın ayağa kalkıp "12 divadamı da şöyleyin" demesi oldu. (Can, youtube'da Ali Baba ve 12 Dev Adam'ı hep ardarda dinler. Onun için Ali Baba'nın Çiftliği'nden sonra 12 Dev Adam gelir.)Neyse ki çocuk tiyatrolarında bu tür "çıkış"lara çok alışık herkes.

Oyunun sonunda tüm hayvanlar sahneden inip çocuklarla kaynaştı. Can, kocaman hayvanlar fazla yakınına gelince, "biyaş koktum" dedi.
Yine de şapkasını çıkarmış eşekle ve Ali Baba'yla "biraz" korka korka fotoğraf çektirdik.
Sıradaki oyun, Kırmızı Şapkalı Tavşan.