24 Ekim 2013 Perşembe

Hayal2809


Canım oğlum, Can’ım;

Bu sana ilk kez bişeyler yazışım.  Herşey, bir adamın sırtında kırmızı çantası Fransız Kültür Merkezi önünde büyük bir heyecan ile anneni beklemesiyle başladı. İşte bu karşılaşma sayesinde ilk önce ben sonra da sen doğdun.

Fransız Kültür Merkezi önünde buluştuk, KeVe’de (Taksim Tünel) oturduk, konuştuk, birbirimize okuduğumuz kitaplardan bahsettik, sonra Ortaköy’e gittik, boğazı izledik, anneni taksi ile bırakırken yanına bile oturamayacak kadar heyecanlı idim.  Sebil Cafe’de şarap yerine vişne suyu içtik, Tarık Zafer Tunaya’da sinemaya gittik, Şarabi, Pano, Viktor Levi’de şişe şişe şaraplar içtik, Sohbet Ocakbaşı’nda Chealsea-Galatasaray maçını izledik, sayamayacağım kadar Bakırköy çevreyolu dolmuşu sırasında bekledik, Vazgal’da sık sık tavla oynadık (yancı bir amca hep anneni tuttu nedense), Burgazada’da ufacık balıklardan oluşan sürünün bir ona yana bir bu yana yüzüşünü izledik, Kapalıçarşı’da yanyana bir çay içemedik, Boğaziçi Kampüsü’nde “Dünyayı Kurtaran Adam”ı izledik, Pano gecelerinden birinin sonunda Milli Piyango İdaresi önünde birbirimizi sımsıkı sarıldık ve bu bizim ilk kısayolumuz oldu, “Sonsuzluk ve Bir Gün” filmini izlemeye çalıştık, Kazasker’de bir sonbahar günü ağaç yaprakları kaplı (o kadar ki kaldırım belli olmuyordu) bir yolda elele yürüdük  ve ben en sonunda askere gittim. Annen askerde de beni hiç yalnız bırakmadı, sık sık ziyaretime geldi İzmir’e ve Erzincan’a. Tepesinde ufak bir göl olan bir yaylaya çıktık, kasası tepeleme pişmaniye dolu bir traktör gördük. Askerliğimin sonunda İstanbul’a döndüğüm otobüsün plakası 25 GZD 34 idi. Ne tuhaf di mi? Vee 28 Eylül 2003 (çok sık kullandığın appleid şifresi Hayal2809) yılında annen ile Çubuklu Hayal Kahvesi’nde evlendik. Tam on yıl önce bugün.

Canım oğlum; senin bu kadar iyi huylu, akıllı, ahlaklı, komplekssiz bir çocuk olman Gözde gibi bir annen olması ile alakalı babacım. Seninle olan tüm ilişkimde, en başından beri hep anneni örnek aldım, yaptığım tüm yanlışları hep anneni gözlemleyerek farkettim. Ve umarım annen kadar iyi bir baba olabilirim sana.

Ve üzülerek söylemek zorundayım ki annen benim sevgilim babacım. Ve gerçekten tüm kalbimle diliyorum ki birgün annen gibi bir sevgilin olur ve söz verdiğin gibi “Kortis” diye hitap edersin O’na.

Bu arada bu yazıyı yazarken aşağıdaki haydutlar da yardım etti bana.




Not : Şu sana bahsettiğim Splendid Hotel'e gidiriyoruz yarın akşam annen ile dolayısıyla yarın akşam ananendesin :(



İkinizi de çok seviyorum.
Büyük rakibin Kaya

Hiç yorum yok: