24 Şubat 2012 Cuma

Das Experiment - Can'ın bilim dünyasını birbirine katışı...

22 Şubat 2012 Çarşamba günü, Can'ın ananesinin ve dedesinin oturduğu daire, uzun parçacık hızlandırıcısı ile protonları 14 tera elektron volt'luk mertebelerde çarpıştırabilecek ve atomaltı parçacıkların ortaya çıkmasını sağlayabilecek CERN deneyinden bu yana bilim dünyasını ilk kez böylesine sarsan bir deneye evsahipliği yaptı.

İlim bilim yoluna baş koymuş, fen biliminin üç temel ayağı olan gözlem, ölçüm ve deneyi adeta bir yaşam biçimi haline getirmiş Can, kendi bedenini korkusuzca ortaya koyarak bilim adamlarının yıllardır merak ettiği soruya kesin olarak cevap verdi. Tıp alemini de yakından ilgilendiren deneyde Can, bir kulaktan içeri atılan naneli şekerin, öteki kulaktan çıkmayacağını net olarak kanıtladı. İnsan anatomisine dair bugüne kadar yapılan tüm çalışmaları altüst eden deney daha pek çok akademik çalışmaya temel oluşturacak nitelikte.

Öte yandan şeker kulağının içindeyken, "Can niye böyle bir şey yaptın?" sorusuna, "Deney yaptım, bakalım öbür kulağımdan çıkacak mı?" diye yalın bir cevap veren genç araştırmacı, mentollü şekerin vücut ısısıyla eriyerek kulağının içini yakmasıyla gözyaşlarına boğuldu.

Apar topar hastaneye götürülen Can'ın, doktor kulağının içinden şekeri çıkartmaya çalışırkenki vakur duruşu ise, adeta bilime gönül vermişliğin vücuda gelişiydi.

10 dakikalık bir çaba sonucu, şekeri Can'ın kulağından çıkartan doktorun, şekeri canın gözünün önüne kadar sokup "Can bu şeker, kulağa değil, ağza sokulur." demesi ise kendisi bir tıp adamı olmasına rağmen, Can'ın davasını hiç anlamadığının bir göstergesi olarak yorumlandı.

Aşağıdaki resimde, kulaktan şeker çıktıktan hemen sonraki gece Can'ın nasıl uyuduğunu aşağıda görebilirsiniz. Eliyle bütün gece kulağını korumuş.


Müezzin mi olacak lan bu çocuk.



1 yorum:

euphrates dedi ki...

Bilim insanı, müzeezin, basketbolcu abilerin doktoru, simultane çevirmen, sporcu, bestekar - güftekar... Ne olacağını bilmem ama hep koca kafalı olacak kafadaş!