9 Nisan 2009 Perşembe

Minik uş!


Minik Can son günlerde çok hareketlendi.
Her ne kadar günde yarım saatten fazla koymak istemesek de, Metehan abiden kendisine kalan yürüteçle fır dönüyor. Hiç yerinde durmak istemiyor.
Evdeki faaliyetinin yanısıra, kendisi bir sokak kuşu olduğundan, dışarı çıkmaya da bayılıyor. Şu aralar en büyük zevki parka gitmek, salıncakta sallanmak. Salıncağa koyduğumuzda iki eliyle iki taraftaki zincirlere sıkıca tutunuyo, heyecanlanıyo. Salladıkça içi uçuyor ve ağzını kocaman açarak gülüyor, minik çığlıklar atıyor.

1 hafta evveline kadar Can'ın oyuncaktan anladığı alıp ağzına götürmekten, ve itebildiği kadar boğazına doğru itmekten ibaretti ama son günlerde oyuncaklarla oynadığını, kitaplara büyük bir ilgiyle baktığını hayretle izliyorum. Kendisine kitap okumamdan çok hoşlanıyor. Ben ona resimleri anlatırken o da minik parmaklarını sayfanın üstünde gezdiriyor. Arada da "uuu, vaaa, baaa" diye yorumlar yapıyor.

Konuşma konusunda pek bir ilerleme yok. Bababa, dedede, yeakkkı (!) ve arada da belli belirsiz anni diyo. Gerçi geçen gün babamla camdan bakarlarken, camın önüne bir kuş geldiğinde, babam "aa bak oğlum kuş mu gelmiş" deyince, gayet cool bir biçimde "uşş" demiş ama ben şahit olamadım bu kelimesine. :)

Hiç yorum yok: