15 Ocak 2010 Cuma

Can'ın boşbeleşlikleri #2

Yeni nesil boşbeleşlikler:


1- Dün eline bir muş (muz) aldı. Mükemmelen soydu. Daha sonra tek parça halinde çıkardığı muzu eliyle kaldırabildiği kadar yukarı kaldırdı ve "Aydidiii" (Aydede) dedi. Muz, hilal bağlantısını kurdu. Ancak az evvel göklere çıkardığı muşu 2 dakika içerisinde hüpletmesi garipti.

2- Annem bir ninni sırasında, nası ninniyse artık, "ne ister canbebek ne iiister, ananesinden don ister" gibi bir takım sözler söylemiş. Uyumakla uyumamak arasındaki Cankardeş, canhıraş bir şekilde "İştemiyorum." demiş.

Ya tamam, şimdi o ninninin pek elle tutulur savunulacak bir tarafı yok.

Ama arkadaşım, sanki sana alınan don trafiğinin kontrolü sende! Ben şahsen sana "Don ister misin, can'cım nası don seversin?" filan diye soran kimse de göremiyorum. Bir insanın kendine don isteyip istemediği hakkında fikir sahibi olmadan önce altına sıçmamayı öğrenmesi gerekiyor diye düşünüyorum. Lütfen bu konuyu tekrar düşün.

3- Dün bana "Biguşiaşi açtım" dedi. Meğerse o gün, evde bilgisayarı açabilmeyi başarmış. Şu an için bilgisayar teknolojilerinde annemden bir adım önde. Haydi Zülal Erkalkan diyoruz. Bir adım da sen at!

4- Dün Can'dan bir düzeltme aldım. "Hadi Can at bi Bastek" cümlemi, "Başşşket" diyerek düzelten Can, ardından başı dik, gururlu görüntüler verdi. Zannedersiniz, Türk Dil Kurumu'ndan "Türkçe'yi en doğru kullanan bebek" ödülü aldı.

Lan ibiş! sen değil miydin düne kadar "baskete baştek" diyen. Ben de bir şey biliyorum da öyle diyorum di mi.

Benden de sana tokat gibi bir iki düzeltme, hem neye ne dediğin kayıt altına geçmiş olur.

Mamaşu - Meyve Suyu
İyama - Yumurta
Hımma - Elma
Laylaygoş - Salyangoz
Kebbbelek - Kelebek
Çukota - Çikolata
Şafifi - Zarife
Şüfafa - Zürafa

Daha da yazardım, ama daha fazla da mahçubetmek de istemiyorum.

12 Ocak 2010 Salı

Can'ın boşbeleşlikleri #1

Çok tatlı matlı, canımız ciğerimiz, tamam. Ancak bazı boşbeleş hareketleri de yok değil. Kayda alıyorum.

İşte birkaçı:
1- Sofrada oturuyoruz. Can elindeki kaşığı hızla masaya vurunca Kaya kızar ve sorar: "Can N'apıyosun?" El Cevap: "Kakkka", 10 sn. sonra "Bitti, AÇÇÇ"

2- Gözde sabah Can anneme bırakıyor. Eve girmek istemeyip arıza çıkarıyor kapıda. Sonra içeride beni görüyor. Beni görünce içeri dalıyor hemen. Sonra Gözde'ye dönüp:
"Akşam, akşam."

Can senin saçların nasıl? -Ibırrcık

3- Annem, babam, ben ve Can masada oturuyoruz. Masaya oturunca hemen bi gaza geldi, masadakileri sayacak. Babama döndü "Dede" dedi, anneme döndü "Anninimmm" dedi bana döndü, "Cuo" dedi. Sonra bir es verdi, bana doğru eğilerek ve özellikle sesini kısarak "Şafifi" (Zarife) dedi. Yani sen burdasın da, normalde yanında bi kız oluyodu senin, o nerde der gibi?

Sana mı kaldı Şafifi nerde? İbiş.

4- Sesi çıkmıyorsa anlayın ki bi haltlar karıştırıyor. En son gözden kaybolduğunda kilerden çikolata aşırıp masanın altına girip hepsini llüpletmiş. Yanına gidince çoraplarına kadar çikolata lekesinin içinde "ÇUKOTA" demiş.

5- Zenci bebeğe herkesin içinde "Maamun" demiş. Gözde "O mamun değil, zenci kardeş Can" deyince de "Cenci kadiş mamun" demiş. Irkçı mıdır nedir?


6- Annem bunu uyuttuğunu zannedip, içeri gidiyor. 15 saniye sonra bir ses
- "Anniniiii, anniniii"
annem tekrar sızsın kendi kendine diye gitmiyor yanına. Bir daha
- "Anniniiii, anniniii"
Ümidini kesince
- Cankocuuuum [Babamı çağırıyor. Annem babama böyle seslenir çünkü. Oysa kendisi normalde babama Dede diyor. Ama sezmiş Cankocumdaki şefkati, çakal]


4 Ocak 2010 Pazartesi

İlk saç kesimi


Daha evvel kakülleri biraz kırpılmıştı ama Can adamakıllı ilk saç kesim macerasını dün yaşadı.
Oğlumun ıbırcık saçlarından birkaç lüle gitti.
Yerden topladım lüleleri, sakladım.

Harikasın Mondiiii!


Can'la bu aralar manyak bi oyun oynuyoruz. Adı Harikasın Mondi.
Efendim oyunun adı Can'ın da koyu bir taraftarı olduğu Galatasaray'ın eski kalecisi Ali Ferit Mondragon'dan geliyor.

Oyun şöyle oynanıyor:
Can elindeki topu var gücüyle fırlatıyor. Ben de büyük bir gürültü kopartarak "Harikasın Mondiii" diyerek uçup topu tutuyorum. (Ne kadar uçmaksa işte, Can'a göre bayağı bi' uçuyorum.) Benim uçuşum ertesi Can kimi zaman poposunun üstüne düşmeye varacak kadar büyük kahkahalar atıyor. Oyun bittiğinde ise peşimde koşturuyor "Mondii, Mondiii" diye.

Bu saçmalık Can'ın bu aralarki en büyük favorilerinden.

Bazen de Kaya'ya musallat oluyormuş Mondi diye. Oyun özünde biraz yorucu olduğu için Kaya pek hoşlanmıyor durumdan. Bu yüzden Can bazen durulduğunda bana karşı kışkırtıyor hadi Can dayınla Mondi oyna diye...

Oyunun isim mucidi ise Anıl. O da çocukken saçma sapan bir oyun oynardı kendi kendine. Bir futbol oyunu. Oynarken kendi kendine oyunu bir spiker gibi sunardı. Kurtarış yaptığında ise "Harikasın Mondiii" derdi..

1 Aralık 2009 Salı

Şandalye

Anne: Cancım, babanne Ankara'da oturuyor, annane İstanbul'da, Bora İstanbul'da. Bil bakalım biz nerede oturuyoruz?
Can: (bir süre düşündükten sonra...) Şandalye!

25 Kasım 2009 Çarşamba

Uğur böceğim


Minik kuzunun son dönem dersleri:

* Tüm hayvan seslerini uzun süredir yapıyor. Ama o serinin sonunda en eğlenceli yer: "bebekler ne der? ıngaaaaa; çocuklar ne der? annanneeee" deyişi... (Türkçe iyi)
* Sayıları öğreniyor gibi. Ama hala 3'e 5, 5'e 8 diyor, karmakarışık.... (Matematik zayıf)
* Şekilleri çok komik söylüyor. Dikkookken, Dayyye... (Geometri orta)
* Şarkılara eşlik etmesi çok tatlı. "Alouettee gentille alouette"i bir söylemeye çalışışı var, kopuyoruz. (Fransızca orta)
* Hareketleri çok serileşti. Çok hızlı yürüyor, tırmanıyor, her an aksiyon peşinde.. (beden eğitimi, iyi)

26 Ekim 2009 Pazartesi

Dimbombom



Can bir süredir, "en büyük kim?" sorusuna "Dimbombomm" diye cevap veriyordu. Ayrıca yolda giderken herhangi bir yerde Galatasaray arması görünce telaşla, "dimbombom" diye gösteriyordu bize.
Bu haftasonu, babasının aldığı formayı üzerine çekti ve FB-GS maçını izledi.
Sonuç, Dimbom açısından pek iç açıcı değildi ama Can'ın coşkulu halleriyle biz epeyce eğlendik...